Hapşırık nedir?

Hapşırmak veya Türk Dil Kurumu’nun önerdiği şekli ile aksırmak, (Hapşırıkaksırık) genellikle burun mukozasını atmosferde bulunan yabancı parçacıkların tahriş etmesi neticesinde, burun ve ağız yoluyla akciğerlere doldurulan havanın yarı bağımsız olarak sarsıcı şekilde dışarıya hızla atılmasıdır. Hapşırma büyük olasılıklarla parlak ışığa maruz kalındığında, mevsimsel veya bulunulan ortamdaki ani sıcaklık değişimlerinde, soğuk rüzgâr esintisine maruz kalındığında veya snatiation adı verilen yemeğin ardından görülen doygunluk hissine müteakip oluşabilir. Hapşırma aynı zamanda, hastalık taşıyan vektörleri de (taşıyıcı) havaya taşıyarak, hastalığın diğer insanlara yayılmasına neden olabilir. Hapşırma eylemi sonucunda, burun boşluğunu tahriş eden vücuttaki yabancı partikülleri içeren balgam çıkartılmış olur. Hapşırma esnasında ağız tavanının arkasını oluşturan yumuşak damak ve küçük dil üzerindeki baskı artar. Akciğerlere alınan havanın önemli bir miktarı ağızdan, diğer geriye kalan kısmı ise burundan dışarıya atılır. Havanın burundan dışarıya atılma kuvvet ve ölçüsü değişiklik gösterir.

REM (Rapid eye movement – Hızlı göz hareketi) uykusu adı verilen uykudaki rüya görme esnasında; motor nöronları uyarılamadığı ve refleks işaretleri beyine iletilemediği için hapşırma eylemi gerçekleşmez. Yeterli miktarda dış uyarıcı kişinin hapşırmak amacıyla uyanmasına neden olur ve bunun ardından gelecek olan herhangi bir hapşırma esnasında da kişi uyanık kalır.

Hapşırığın oluşabilmesi için yeterli oranda dış uyarıcılar veya yabancı parçacıklar burun mukozasına ulaşabilmek amacıyla burun kıllarının üzerinden geçer. Böylece burundaki sinir hücreleri tahriş olarak histamin salınımını tetiklemiş olur. Daha sonra ise hapşırmanın başlaması amacıyla trigeminal sinir ağı yoluyla beyine gerekli sinyaller gönderilir. Beyin aldığı sinyal ile ilişkili olarak, yutak (farinks) ve nefes borusu (trakea) kaslarını harekete geçirerek burun ve ağız boşluklarının geniş bir şekilde açılmasını sağlar. Akciğerlere ani alınan hava ve biyoparçacıkların güçlü bir şekilde serbest bırakılması ile olay son bulur. Hapşırma refleksif bir tepki olup, kuvvetli yapısı nedeniyle vücudun üst gövde bölümünde yüz, boğaz ve göğüs kafesi kaslarını da içeren sayısız organların ilişkisini doğurur. Hapşırmaya yukarıda belirtilen nedenler dışında sinüs sinir sisteminin uyarılmasını ve tetiklenmesini sağlayan burun tıkanıklığı veya alerji de neden olabilir.

Hapşırık refleksinde genellikle göz kapakları da dahil olmak üzere vücuttaki farklı kaslarda ve kas gruplarında bir dizi kasılma meydana gelir. Kişinin gözleri açık olarak hapşırmasının imkânsız olduğuna dair sık bir önerim bulunsa da; bu yanlış bir bilgidir. Halk arasında güneş hapşırması olarak da bilinen fotik hapşırık refleksi, parlak ışığa maruz kalındığında oluşur. Dünya nüfusunun %18 ila %35’ini kapsayan bu hapşırmaya neyin neden olduğu bu güne kadar tam olarak anlaşılmış değildir.

Ancak bunun genetik bir baskınlık (dominantlık) olduğu değerlendirilmektedir. Nadir olarak görülen bir başka neden ise, yemeğin ardından midede oluşan doygunluğun ardından hapşırmadır. Bu snatiation olarak bilinir ve yine dominantlıktan kalan genetik tıbbî bir bozukluk olarak kabul edilir. Ayrıca bazı insanlarda cinsel uyarılmanın da hapşırmaya neden olduğuna dair araştırma sonuçları yayınlanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.