Öksürük nedir?

Öksürük, esasında akciğerleri mekanik, kimyasal ve termal etkenlere karşı koruyan karmaşık refleks bir olaydır ve bu yönüyle solunum sisteminin savunma mekanizmalarından biridir. Amacı, yabancı maddelerin havayollarına girmesini önlemek ve bunların ve havayollarındaki salgıların dışarı atılmalarını sağlamaktır. Öksürük refleksi, istemli olabileceği gibi bazen isteğimiz dışında da ortaya çıkabilir. Öksürüğün ortaya çıkmasına neden olan duyarlı bölgelerde öksürük hücreleri (reseptör) vardır. Bunların en çok bulundukları yerler gırtlak, ana nefes borusu ve büyük bronşlardır, ama burun, sinüsler, yutak, kulak zarı, dış kulak yolu, kalp zarı ve hatta midede bile öksürük hücreleri (reseptör) bulunur. Ayrıca beynimizde, solunum merkezi yakınlarında bir öksürük merkezi vardır. Öksürük hücreleri (reseptörleri) sinirler aracılığıyla gelen uyarılar sayesinde bu merkez aktive olur ve bunun sonucunda da yine sinirler aracılığıyla öksürüğü oluşturacak yapılara gerekli uyarılar gönderilir.

Öksürüğün üç dönemi vardır.

  • Birinci dönemde derin bir nefes alınır.
  • İkinci dönemde gırtlak kapanır ve bu kapalı gırtlağa karşı solunum kasları kasılır. 200 milisaniye süren bu dönemde akciğer içindeki basınçlar hızla artar.
  • Üçüncü dönem, ise gırtlak birden açılarak akciğerler ve dış atmosfer arasındaki büyük basınç farkı nedeniyle sıkışmış olan hava şiddetle dışarı atılır. Bu hızlı akımlar sayesinde solunum yollarında biriken salgılar, yabancı maddeler dışarı atılmış olur. Bu sırada havayollarındaki salgıların, bronş duvarlarının ve komşu dokuların titreşimi ile malum ‘öksürük sesi’ duyulur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir